Son yıllarda oldukça göz önüne gelen kalıcı makyaj uygulamaları köken olarak Uzak Doğu’ya dayanmaktadır. Ayrıca 500 yıllık bir geçmişe de sahip olduğu bilinmektedir. Uzak Doğu’da yine bugün kü yaygın kullanım şekli olan makyaj uygulamaları için kullanılıyor olsa da daha çok yüz de olan kusurların giderilmesinde, lekelerin silinmesinde, kaşlarda dökülmeyle oluşan boşlukların doldurulması ya da yapay göğüs ucu oluşturmak gibi uygulamalarda kullanılıyordu.
Ancak günümüzde ki kullanım alanı düşünülürse daha çok makyaj uygulamaları için olduğu görülebilir. Kalıcı makyaj doğal pigmentleri cildin üzerine uygulamayla oluşur. Cilde uygulanan bu mikro pigmentler doğal ve ek olarak su bazlı olduğu için renkleri de oldukça koyu ve mattır böylece istenen renge ulaşmakta oldukça kolay olur. Kalıcı makyajda uygulanan bu pigmentler tamamen doğal mineral ve bitkilerin pigmentlerinden oluşması sebebiyle cilde herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Mikro pigmentlerle deri altına uygulanması sebebiyle de uzun yıllar boyunca deri de kalmaktadır. Kalıcı makyajda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta uygulama sırasında kullanılan iğnelerin, kişiye özel kullanılıyor olması ve sadece tek bir sefer de kullanılması. Çünkü kalıcı makyaj uygulamasında tek kullanımlık olan ekipmanlar kullanılmıyorsa kişinin cildinin bundan zarar görmesi ya da alerjik reaksiyon göstermesi çok daha kolay olacaktır.
Kişiye özel kullanılan iğnelerle deri altına uygulanan bu doğal pigmentler kişinin yüzünde uygun olan herhangi bir bölgeye uygulanabilmektedir. Herhangi bir yan etkisi olmadığı gibi bayanların hayatında büyük bir kolaylık sağladığı da kaçınılmaz bir gerçektir. Deri altına enjekte edilen bu pigmentler bölgede bulunan epidermis hücrelerinin ölmesine ve sonrasın da ise yenilenmesine neden olur. Bu sayede deri altına yerleşen pigmentler bir kaç sene boyunca kişinin istediği alanda görünümünü korur.





